Kategori sayfalarınız neden sıralanmıyor?
9 dakika okuma
E-ticarette organik trafiğin en büyük payı ürün sayfalarına değil kategori sayfalarına gelir. Sebep basit: insanlar “Ketty Siyah Kadife Volanlı Mini Elbise” diye aramaz, “siyah kadife elbise” diye arar. Buna rağmen kategori sayfaları çoğu mağazada en ihmal edilen sayfalardır. İşte sıralanmamalarının yedi yaygın sebebi ve her biri için ne yapmanız gerektiği.
1. Meta başlık ve açıklama boş
En sık görülen ve en kolay çözülen sebep. Altyapı kategori adını başlık olarak bırakır (“Elbise”), açıklama ise tamamen boştur. Sonuç: arama sonucunda ne olduğu belirsiz, tıklanmayan bir satır.
Çözüm: Başlığa niteleyici ekleyin. “Kadın Elbise Modelleri | Markanız” yerine “Siyah, Kadife ve Abiye Elbise Modelleri | Markanız” gibi, kategorinin gerçekten içerdiği çeşitleri anlatan bir başlık. Bunu tüm kategorilerde toplu yapmak için kategori SEO otomasyonuna bakabilirsiniz.
2. Sayfada listeden başka hiçbir şey yok
Kategori sayfası çoğu zaman yalnızca ürün kartlarından oluşur. Google’ın bu sayfayı “siyah kadife elbise” aramasının en iyi cevabı sayması için sayfada o konuya dair metin bulunması gerekir.
Çözüm: Ürün listesinin altına 150–300 kelimelik bir bölüm ekleyin. Ne yazacağınızı bilmiyorsanız müşteri sorularından başlayın: hangi bedende nasıl duruyor, nasıl yıkanır, hangi kombinle gider, hangi mevsimde giyilir.
3. Aynı kelimede birden çok sayfanız yarışıyor
“Siyah elbise” için hem bir kategori, hem bir etiket sayfası, hem de bir filtre URL’si sıralanmaya çalışıyorsa Google hangisinin doğru cevap olduğuna karar veremez ve hepsini olması gerekenden aşağıda tutar. Buna kanibalizasyon denir.
Çözüm: Hangi sayfanın ana sayfa olacağına siz karar verin; diğerlerini ona yönlendirin ya da farklı arama niyetlerine ayırın. Kanibalizasyon analizi hangi kelimede hangi sayfalarınızın yarıştığını Search Console verisiyle gösterir.
4. Filtre sayfaları kontrolsüz
Renk × beden × fiyat × marka kombinasyonları binlerce neredeyse aynı URL üretir. Google bu sayfaları taramakla vakit kaybeder, asıl kategori sayfalarınıza daha az uğrar.
Çözüm: Arama hacmi olan birkaç kombinasyonu (“siyah elbise”, “büyük beden elbise”)
indekslenebilir bırakın, geri kalanını noindex ile kapatın veya canonical ile ana kategoriye
bağlayın.
5. Kategori ağacı çok derin
Ana sayfadan dört-beş tıklama uzaktaki bir kategori hem kullanıcıya hem Google’a uzaktır. Derin kategoriler daha az iç bağlantı alır ve daha seyrek taranır.
Çözüm: Önemli kategorileri ana menüde veya ana sayfada bağlayarak yüzeye çıkarın. Kural olarak her önemli kategori ana sayfadan en fazla üç tıklamada erişilebilir olmalı.
6. Sayfalama yanlış kurulmuş
“2. sayfa”, “3. sayfa” gibi URL’ler ya hiç indekslenmiyordur ya da hepsi ana kategoriye canonical verilmiştir. İkisi de sorunludur: ilkinde alt sayfalardaki ürünler keşfedilmez, ikincisinde Google sinyalleri karıştırır.
Çözüm: Sayfalama URL’lerinin kendi kendine canonical vermesi ve indekslenebilir olması genellikle en güvenli yaklaşımdır; başlıklarına “ – Sayfa 2” eklemek tekrarı azaltır.
7. Kategori adları arama diliyle örtüşmüyor
İçeride kullandığınız ad ile insanların aradığı kelime farklı olabilir: siz “Dış Giyim” diyorsunuz, insanlar “mont” arıyor. Kategori adını değiştirmek zorunda değilsiniz ama meta başlığın arama diline yakın olması gerekir.
Çözüm: Search Console’da o kategoriye gelen sorgulara bakın ve gerçek arama kelimesini başlığa taşıyın. Kelime fırsatları bu kelimeleri sıraya dizerek gösterir.
Nereden başlamalı?
Kategori sayısı ürün sayısından çok daha azdır, genellikle birkaç yüz. Bu yüzden kategori SEO’su en yüksek getirili ilk adımdır. Şu sırayla ilerleyin:
- Search Console’da en çok gösterim alan kategori sayfalarınızı listeleyin.
- Bunlarda meta başlık ve açıklamayı arama diline göre düzeltin.
- Kanibalizasyon var mı bakın; varsa ana sayfayı belirleyip diğerlerini toparlayın.
- En çok trafik alan 20 kategoriye içerik bölümü ekleyin.
- Filtre ve sayfalama kurallarını düzenleyin.
Bu beş adım çoğu mağazada birkaç hafta içinde ölçülebilir fark yaratır; üstelik ürün sayfalarına hiç dokunmadan.